Site icon Koin Bülteni

ABD Bankacılık Devinden Bitcoin İçin Mesaj: İşte Ulaşacağı Fiyat!

JPMorgan, Bitcoin’in kısa vadede baskı altında kalmasına rağmen altına kıyasla daha düşük volatilite sergilemesinin uzun vadede dikkat çekici bir potansiyel yarattığını savundu.

Kripto para piyasaları 2026’ya sert satışlarla girerken, Wall Street cephesinden gelen değerlendirmeler uzun vadeli tabloya odaklanıyor. JPMorgan, yayımladığı son raporda Bitcoin (BTC) için kısa vadeli görünümün zayıf kaldığını kabul ederken, altınla yapılan volatilite karşılaştırmasının daha uzun vadede farklı bir hikâyeye işaret ettiğini belirtti.

Banka analistlerine göre Bitcoin, uzun süredir “dijital altın” olarak tanımlansa da son dönemde geleneksel güvenli limanlardan belirgin şekilde ayrıştı. 2025 boyunca merkez bankalarının alımlarıyla altın yüzde 60’ın üzerinde yükselirken, Bitcoin 2026’ya girerken art arda aylık düşüşler yaşadı. JPMorgan, bu ayrışmanın Bitcoin’in riskten korunma aracı olarak cazibesinin zayıfladığına dair algıyı güçlendirdiğini vurguladı.

Volatilite farkı uzun vadeyi işaret ediyor

Raporda öne çıkan en kritik nokta ise volatilite karşılaştırması oldu. JPMorgan analistleri, altının son dönemde Bitcoin’e kıyasla çok daha oynak hale geldiğini, buna karşın Bitcoin’in görece daha düşük volatilite sergilediğini ifade etti. Bu durumun, volatiliteye göre ayarlanmış bakış açısıyla değerlendirildiğinde Bitcoin’i uzun vadede daha cazip kıldığını savundu.

Analistlere göre teorik olarak Bitcoin, altına yönelen özel sektör yatırımlarıyla aynı ölçeğe ulaşabilseydi fiyatın 266.000 dolar seviyelerine denk gelmesi gerekirdi. Ancak banka, bu seviyenin bu yıl için gerçekçi olmadığını net şekilde vurguladı. Buna rağmen söz konusu hesaplamanın, negatif piyasa algısı tersine döndüğünde Bitcoin’in uzun vadeli yukarı potansiyelini göstermesi açısından önemli olduğu ifade edildi.

JPMorgan, kısa vadede ETF çıkışları ve zayıf yatırımcı iştahının baskı yaratmaya devam edebileceğini belirtirken, uzun vadede Bitcoin’in altına alternatif bir korunma aracı olarak yeniden konumlanabileceği görüşünü koruyor.