Site icon Koin Bülteni

Binance Kurucusundan İflas ve Sahte Belge Tartışmalarına Yanıt: İddialar Zinciri Giderek Büyüyor!

Binance hakkında dolaşıma giren iflas iddiaları ve sahte hukuki belge tartışmaları sürerken, borsa yönetiminden gelen son açıklama dikkat çekici bir tabloya işaret etti.

Son günlerde dünyanın en büyük kripto para borsası Binance hakkında sosyal medyada art arda iddialar ortaya atıldı. Tartışmaların fitilini ateşleyen süreçte, bazı kullanıcılar Binance’in iflas ettiğini öne sürerken, bu iddialara eşlik eden bir “hukuki ihtar mektubu” görseli kısa sürede yayılım kazandı. Ancak Binance cephesinden yapılan açıklamada, söz konusu belgenin tamamen sahte olduğu net bir şekilde vurgulandı.

Konuya ilişkin açıklama yapan Binance Müşteri Destek hesabı, paylaşılan belgenin kurgu olduğunu ve kullanıcıların yanıltıcı içeriklere karşı dikkatli olması gerektiğini ifade etti. İddiaları gündeme taşıyan sosyal medya kullanıcısının paylaşımı ise yayında kalmaya devam etti.

Çekim kampanyası sonrası adres bakiyeleri arttı

Tartışmalar sürerken, Yi He’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Wu Blockchain tarafından aktarılan açıklamada Yi He, topluluk içinde bazı kullanıcıların bir “çekim kampanyası” başlattığını söyledi. Ancak kampanyanın başlamasının ardından Binance adreslerindeki toplam varlık miktarının arttığını belirtti.

Yi He, düzenli aralıklarla borsalardan varlık çekmenin tüm platformlar için etkili bir stres testi olduğunu vurgulayarak, bu tür hareketlerin sistemlerin dayanıklılığını ölçmek açısından faydalı olabileceğini ifade etti.

Eski iddialar ve güvensizlik sürüyor

Binance hakkındaki şüpheler yeni değil. Ekim 2025’te yaşanan sert piyasa düşüşü sırasında, bazı kullanıcılar hesap donmaları ve işlem sorunları yaşandığını öne sürmüş, bu durum iflas söylentilerini yeniden alevlendirmişti. Binance ise bu iddiaları defalarca reddetti. Eski CEO Changpeng Zhao, kamuya açık oturumlarda bu suçlamaları gerçek dışı olarak nitelendirdi.

Son gelişmeler, kripto para piyasasında FUD olarak bilinen korku ve belirsizlik ortamının halen canlı olduğunu gösterirken, yatırımcıların özellikle rezerv şeffaflığı ve çekim süreçleri konularına daha fazla odaklandığı görülüyor.