Bitcoin’in (BTC) son dönemde ABD hisse senetleriyle birlikte hareket ediyor gibi görünmesine rağmen portföy çeşitlendirmesi açısından hâlâ güçlü bir araç olduğu düşünülüyor.
Kripto para piyasasında son aylarda dikkat çeken gelişmelerden biri, Bitcoin fiyatı ile ABD hisse senedi endeksleri arasındaki korelasyonun yükselmesi oldu. Özellikle S&P 500, Nasdaq 100 ve teknoloji şirketlerine odaklanan IGV ETF ile Bitcoin arasında daha güçlü bir ilişki oluştuğu görülüyor. Bu durum bazı piyasa yorumcularının Bitcoin’in artık “teknoloji hissesi gibi işlem gördüğü” iddiasını gündeme getirmesine yol açtı.
Ancak finansal hizmetler ve altyapı şirketi NYDIG tarafından yayımlanan haftalık piyasa notu bu görüşe itiraz ediyor. Şirketin küresel araştırma başkanı Greg Cipolaro, mevcut verilerin Bitcoin’in hisse senetleriyle tamamen aynı dinamiklere bağlı hareket ettiğini göstermediğini vurguladı.
Korelasyon var ama sınırlı
NYDIG’in analizine göre Bitcoin ile büyük hisse senedi endeksleri arasındaki 90 günlük korelasyon yaklaşık 0,5 seviyesinde bulunuyor. İlk bakışta bu değer güçlü bir ilişkiye işaret ediyor gibi görünse de, istatistiksel açıdan bakıldığında hisse senetlerinin Bitcoin fiyat hareketlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 25’ini açıkladığı anlamına geliyor.
Başka bir ifadeyle Bitcoin fiyatının yaklaşık dörtte üçü kripto piyasasına özgü dinamiklerden etkileniyor. Bu faktörler arasında özellikle Bitcoin fonlarına giren sermaye akışı, türev piyasalardaki pozisyon değişimleri, ağın benimsenme oranı ve düzenleyici gelişmeler öne çıkıyor.
Cipolaro’ya göre son dönemde görülen fiyat uyumu daha çok mevcut makroekonomik ortamdan kaynaklanıyor. Hem büyüme hisseleri hem de Bitcoin, likidite koşulları ve yatırımcıların risk iştahındaki değişimlere benzer şekilde tepki veriyor.
Tartışma artık Bitcoin’in hayatta kalması değil
NYDIG raporu ayrıca kripto piyasasında süren daha büyük bir tartışmaya da dikkat çekiyor. Buna göre geçmişte tartışılan temel soru Bitcoin’in hayatta kalıp kalamayacağıydı. Günümüzde ise tartışma Bitcoin’in merkez bankaları için bir rezerv varlık olup olamayacağı noktasına kaymış durumda.
Erken dönem Bitcoin savunucularından Chamath Palihapitiya, son dönemde varlığın devlet bilançoları için uygun olup olmadığı konusunda soru işaretleri dile getirdi. Benzer şekilde yatırımcı Ray Dalio da uzun süredir volatilite, düzenleyici riskler ve kuantum bilgisayar gibi teknolojik gelişmelerin oluşturabileceği tehditlere dikkat çekiyor.
Buna rağmen Cipolaro’ya göre Bitcoin’in uzun vadeli büyümesi merkez bankalarının benimsemesine bağlı değil. Bitcoin ağı yıllar içinde bireysel yatırımcılardan aile ofislerine, varlık yöneticilerine ve ETF’lere kadar uzanan geniş bir yatırımcı tabanına ulaştı.
NYDIG’e göre Bitcoin’in değeri küresel olarak dağıtılmış ağı, politik olarak tarafsız yapısı ve sansüre dirençli değer transferi sağlayan teknik özelliklerinden kaynaklanıyor. Bu nedenle kurumların veya devletlerin katılımı artmasa bile ağın büyümesi devam edebilir.
