2016’daki Bitfinex saldırısıyla bağlantılı suçlamaları kabul eden Ilya Lichtenstein, beş yıl hapis cezasına çarptırılmasına rağmen yalnızca 14 ay sonra serbest bırakıldı ve karar kripto topluluğunda sert tartışmaları tetikledi.
Kasım 2024’te hüküm giyen Lichtenstein, serbest kalışını ABD’de 2018’de kabul edilen First Step Act yasasına bağladı. X üzerinden yaptığı paylaşımda, erken tahliye edildiğini belirterek siber güvenlik alanında olumlu katkı sunmaya kararlı olduğunu söyledi. Yasa, hapis ve ceza infazında reform hedefiyle yürürlüğe girmişti.
Kripto topluluğunun tepkisi ise ikiye bölündü. Bazı kullanıcılar tebrik mesajları paylaşırken, zincir üstü araştırmacılar ve yatırımcılar “adalet” vurgusuyla eleştirilerini dile getirdi. En çok sorulan soru ise Bitfinex’ten çalınan Bitcoin’lerin akıbeti oldu.
2016’daki Bitfinex saldırısı ne olmuştu?
Ağustos 2016’da Bitfinex borsası hedef alınmış, 119.754 adet Bitcoin (BTC) çalınmıştı. O dönem yaklaşık 71 milyon dolar eden bu tutar, bugünkü fiyatlarla 10 milyar doların üzerine çıkıyor. Yetkililer yaklaşık 94.000 BTC’yi ele geçirdi ve Ocak 2025’te ABD savcıları bu varlıkların Bitfinex’e iadesi için başvuru yaptı.
Lichtenstein, kara para aklama komplosu suçunu kabul ettiğini ve saldırıyı gerçekleştirdiğini itiraf etti. Yaklaşık 25.000 BTC’yi farklı kripto paralara ve fiziki altınlara dönüştürdüğü, büyük kısmının ABD hükümeti tarafından geri alındığı TRM raporlarında yer aldı. Eşi Heather “Razzlekhan” Morgan ise 18 ay ceza almış ve yaklaşık 8 ay sonra Ekim ayında serbest kalmıştı.
Trump dönemi kripto af tartışmaları
Lichtenstein’ın tahliyesi, Donald Trump döneminde kripto bağlantılı dosyalarda verilen af kararlarıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Trump, Ross Ulbricht, Arthur Hayes ve Changpeng Zhao gibi isimleri affetmişti. Lichtenstein ise affedilmediğini özellikle vurguladı. Buna rağmen erken tahliye kararı, kripto piyasasında hukuki eşitlik ve caydırıcılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
