Site icon Koin Bülteni

Epstein Belgelerinde Bitcoin İçin Neler Yazıyor? İşte Yer Alan Detaylar!

Yeni yayımlanan Epstein belgeleri, Bitcoin (BTC)’in erken yıllarında yatırım görüşmeleri, ideolojik tartışmalar ve sektörün önde gelen isimleriyle kurulan temaslara dair dikkat çekici detaylar içeriyor.

Epstein belgeleri, Bitcoin (BTC) ve erken dönem kripto para ekosisteminin perde arkasında, bugün sektörün en bilinen isimleriyle kurulan dikkat çekici temasları gün yüzüne çıkarırken, bu ilişkilerin yatırım, fikir savaşı ve ideolojik ayrışmalara kadar uzandığını ortaya koydu.

ABD Adalet Bakanlığı’nın 30 Ocak’ta kamuoyuyla paylaştığı Epstein Files kapsamında yayımlanan e-postalar ve belgeler, Jeffrey Epstein’ın kripto paraları yasa dışı faaliyetlerde kullandığına dair herhangi bir kanıt sunmuyor. Buna karşın dosyalar, Epstein’ın Bitcoin’in henüz ana akım olmadan önce, kurucular, yatırımcılar ve altyapı şirketleriyle yoğun bir iletişim ağı kurduğunu açık biçimde gösteriyor.

Blockstream yatırımı belgelerle netleşti

Epstein dosyalarında en somut kripto bağlantılarından biri Blockstream üzerinden ortaya çıktı. Binance News’in aktardığı belgelere göre, 2014 tarihli bir e-postada Blockstream kurucu ortağı Austin Hill, Epstein’ın şirketin tohum yatırımcıları arasında yer aldığını doğruluyor. Aynı yazışmada yatırım tutarının 50.000 dolardan 500.000 dolara çıkarılmasının konuşulduğu, sürecin Joi Ito ve Adam Back ile koordine edildiği görülüyor. Bu detaylar, Epstein’ın Bitcoin altyapısında kritik rol oynayan bir şirkete doğrudan sermaye sağladığını net biçimde ortaya koyuyor.

Sharia uyumlu kripto fikri ve “Bitcoin kurucuları” iddiası

Belgelerde yer alan ve CryptoSlate tarafından aktarılan bir e-postaya göre Epstein, 2016 yılında Suudi Arabistan bağlantılı bir danışmanla yazışmasında, Müslüman ülkeler için “Sharia-compliant” bir dijital para fikri sundu. Epstein, bu mesajda “Bitcoin’in bazı kurucularıyla bu fikir üzerine konuştuğunu ve onların oldukça heyecanlı olduğunu” iddia etti. Ancak Adalet Bakanlığı kayıtlarına göre, bu temasların kimlerle yapıldığına ya da projenin somut bir aşamaya ulaştığına dair doğrulanmış bir veri bulunmuyor.

Ripple, Stellar ve ekosistem içi gerilim

Aynı belgelerde, Hill’in 31 Temmuz 2014 tarihli bir e-postasında Ripple ve Stellar projelerini “Bitcoin ekosistemi için zararlı” olarak nitelendirdiği görülüyor. CryptoSlate’e göre bu mesaj, erken dönemde Bitcoin odaklı isimlerin sermaye ve geliştirici ilgisinin alternatif projelere kaymasından duyduğu rahatsızlığı yansıtıyor. Ripple’ın eski CTO’su David Schwartz, X üzerinden yaptığı paylaşımda bu e-postanın “çok daha büyük bir tartışmanın küçük bir parçası” olabileceğini ifade etti.

Bitcoin’in kimliği tartışıldı

Dosyalarda yer alan Temmuz 2014 tarihli e-postalar, Epstein’ın Peter Thiel ile Bitcoin’in ne olduğu üzerine derin bir tartışmaya girdiğini gösteriyor. Epstein, Bitcoin’in “değer saklama aracı mı, para birimi mi yoksa bir varlık mı olduğu konusunda uzlaşıdan uzak olduğunu” savunuyor. Bu yazışmalar, erken dönemde Bitcoin etrafında dönen ideolojik ayrışmaları gözler önüne seriyor.

Saylor ve Kevin Warsh detayları

Belgelerde ayrıca, Michael Saylor’un 2010 yılında Epstein’la aynı sosyal çevrede yer aldığı, dönemin Fed yetkililerinden Kevin Warsh’ın ise Epstein’ın davetli listelerinde bulunduğu görülüyor. Bu bilgiler, ABD Adalet Bakanlığı kayıtları ve Binance News tarafından yayımlanan belgelerle doğrulanmış durumda.

Sonuç: Ağ var, suç yok

Tüm bu temaslara rağmen, dosyalarda Epstein’a ait herhangi bir kripto cüzdanı, blockchain işlemi ya da kriptoyla bağlantılı bir suç unsuruna rastlanmadı. Adalet Bakanlığı, belgelerin yalnızca tarihsel ilişkileri ve erken dönem ağları ortaya koyduğunu özellikle vurguluyor. Ortaya çıkan tablo, Epstein’ın kripto dünyasında bir aktörden ziyade, Bitcoin’in erken yıllarındaki fikir çatışmalarına ve yatırım ağlarına temas eden bir figür olduğunu gösteriyor.