Güney Koreli milletvekilleri, 2027 yılında yürürlüğe girmesi planlanan yüzde 22 oranındaki kripto para gelir vergisini tamamen iptal etmek için yeni bir yasa tasarısı sundu.
Güney Kore’de ana muhalefet partisi, dijital varlık yatırımcılarını yakından ilgilendiren kritik bir adım attı. Ülkede daha önce üç kez ertelenen ve son olarak 2027 yılına planlanan kripto para vergi düzenlemesinin tamamen rafa kaldırılması teklif edildi. Sağ görüşlü Halkın Gücü Partisi tarafından sunulan bu tasarı, kripto para piyasasındaki vergi adaletini sağlamayı amaçlıyor.
Mevcut planlara göre, 2,5 milyon Kore wonunu (yaklaşık 1.665 dolar) aşan kazançlardan yüzde 20 gelir vergisi ve yüzde 2 yerel vergi alınması öngörülüyordu. Ancak milletvekilleri, geleneksel finansal ürünlerden alınan vergilerin kaldırıldığı bir ortamda sadece kripto yatırımcılarının vergilendirilmesinin eşitsizlik yaratacağını savunuyor. Ayrıca, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) birçok kripto parayı emtia olarak sınıflandırması da bu kararın dayanakları arasında yer alıyor.
Güney Kore’de Vergi Adaleti ve Piyasa Büyüklüğü
Güney Kore, nüfusunun yaklaşık beşte birinin kripto para kullandığı dünyanın en büyük pazarlarından biri konumunda bulunuyor. 2025 yılı verilerine göre yerel piyasa büyüklüğü 63,4 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Bu kadar büyük bir kitlenin tepkisini çekmek istemeyen siyasiler, vergi yükünü hafifleterek piyasanın canlılığını korumayı hedefliyor.
Ulusal Vergi Servisi’nin kripto işlemlerini izlemek için yapay zeka tabanlı sistemler geliştirmesine rağmen, siyasi kanattaki bu hamle yatırımcılar arasında sevinçle karşılandı. Tasarının yasalaşması durumunda, Güney Koreli yatırımcılar dijital varlık kazançları için herhangi bir gelir vergisi ödemeyecek.
Türkiye’de Kripto Vergi Süreci ve Beklentiler
Güney Kore’deki bu adım, gözleri Türkiye’deki vergi tartışmalarına çevirdi. Türkiye’de şu an için lisanslı yerel borsalarda yapılan işlemlerde on binde 3 oranında bir işlem vergisi uygulanacağı belirtilirken, KDV veya ek bir gelir vergisi bulunmuyor. Ancak yurt dışı borsaları kullanan yatırımcılar için kazanç üzerinden yüzde 15 ile yüzde 40 arasında değişen kademeli bir gelir vergisi getirilmesi gündemde.
Türkiye’deki en büyük sorun, Güney Kore’nin aksine kamuoyunda bu konuda yeterli bir itiraz sesinin yükselmemesi olarak görülüyor. Eğer yatırımcılar ve sektör temsilcileri bu süreçte yeterli tepkiyi göstermezse, yüksek oranlı vergi dilimlerinin kabul edilmesi kaçınılmaz olabilir. Güney Kore örneği, organize bir itirazın ve siyasi baskının vergi politikalarını nasıl değiştirebileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
