Blockchain Association, Citadel Securities’in merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerine yönelik katı denetim talebine karşı çıkarak SEC’in inovasyon muafiyeti planını desteklediğini açıkladı.
Kripto para dünyası ile geleneksel finans devleri arasındaki görüş ayrılığı, tokenizasyon ve DeFi düzenlemeleri üzerinden yeni bir boyuta taşındı. Sektörün önde gelen savunucularından Blockchain Association, dünyanın en büyük piyasa yapıcılarından biri olan Citadel Securities‘in sunduğu görüşlere sert bir yanıt verdi. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) gönderilen mektupta, DeFi protokollerinin geleneksel aracılarla aynı kefeye konulamayacağı vurgulandı.
Citadel, geçtiğimiz Aralık ayında SEC’e sunduğu görüşte, DeFi protokollerinin algoritmalar aracılığıyla alıcı ve satıcıları bir araya getirdiğini ve bu nedenle birer borsa olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmuştu. Şirket, bu alanda muafiyetler yerine yıllar sürebilecek kapsamlı bir kural koyma sürecinin işletilmesini talep etmişti. Ancak Blockchain Association, bu yaklaşımın inovasyonu engelleyeceğini ve yatırımcıları modern finansal araçlardan mahrum bırakacağını belirtti.
SEC’in İnovasyon Muafiyeti ve Tokenizasyonun Geleceği
SEC Başkanı Paul Atkins, yakın zamanda zincir üstü varlıklar için bir “düzenleyici kum havuzu” görevi görecek olan inovasyon muafiyeti üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu. Blockchain Association, bu muafiyetin hisse senetlerinin blokzinciri altyapısına taşınması gibi teknolojik gelişmeler için kritik olduğunu savunuyor. Dernek, akıllı sözleşmelerin ve cüzdan yazılımlarının tarafsız birer altyapı olduğunu, bu araçların insan eliyle yönetilen aracılar gibi denetlenemeyeceğini ifade ediyor.
Coinbase ve Circle gibi 100’den fazla üyeye sahip olan grup, Citadel’in taleplerini bir “geciktirme stratejisi” olarak nitelendirdi. Kapsamlı yasal düzenlemelerin yıllar alabileceğine dikkat çekilirken, bu süreçte ABD’li yatırımcıların tokenizasyon avantajlarından mahrum kalabileceği uyarısında bulunuldu. Eğer gerekli esneklik sağlanmazsa, finansal inovasyonun daha dostane kurallara sahip denizaşırı ülkelere kaçabileceği vurgulanıyor.
