Pantera CEO’sundan Dikkat Çeken Çıkış: Bitcoin, Altını Geride mi Bırakacak?
Pantera Capital CEO’su Dan Morehead, Bitcoin’in önümüzdeki 10 yılda altına kıyasla çok daha güçlü bir performans sergileyeceğini söylerken, kriptonun finansal sistemin görünmez bir parçası haline geldiğini savundu.
New York’ta düzenlenen Ondo Summit’te konuşan Dan Morehead, kısa vadeli piyasa baskılarına rağmen uzun vadeli perspektifin kritik olduğuna dikkat çekti. Morehead’e göre itibari para birimlerinin her yıl ortalama yüzde 3 oranında değer kaybetmesi, yatırımcıları sınırlı arza sahip varlıklara yöneltiyor. Bu noktada Bitcoin (BTC) ve altın benzer bir hikaye sunsa da, Morehead Bitcoin’in önümüzdeki on yılda altını “açık ara” geride bırakacağını düşünüyor.
Sabit Arz Vurgusu Öne Çıktı
Morehead, “kağıt paranın istikrarlı olduğu” algısının yanıltıcı olduğunu belirterek, uzun vadede değer saklama aracı olarak Bitcoin (BTC) ve altının rasyonel tercihler haline geldiğini ifade etti. ETF tarafında her iki varlığa olan ilginin son yıllarda dengeli seyrettiğini söyleyen Morehead, yatırımcı ilgisinin dönemsel olarak bu iki varlık arasında gidip geldiğini aktardı.
Panelde Morehead’e eşlik eden Tom Lee ise kripto piyasasının klasik dört yıllık döngü anlayışından uzaklaştığını savundu. Lee, özellikle Ethereum (ETH) ağındaki artan aktiviteye ve 2025’in sonundaki sert kaldıraç temizliğine dikkat çekti. Lee’ye göre bu süreç, Kasım 2022’de yaşanan çöküşten bile daha derin bir sarsıntı yarattı.
Kurumsallar Hala Oyunun Dışında
Morehead, Bitcoin ETF’lerinin piyasaya sürülmesine rağmen büyük kurumsal fonların kriptoya olan maruziyetinin hala yok denecek kadar az olduğunu vurguladı. Ona göre bu durum, piyasada bir balon oluşmadığının en net göstergelerinden biri. Saklama çözümleri ve regülasyon tarafındaki ilerlemelerle birlikte, geçmişte kriptoya “hayır” denmesine neden olan birçok gerekçenin ortadan kalktığını söyledi.
Konuşmasının sonunda Morehead, önümüzdeki dönemde ülkeler arasında Bitcoin biriktirme yarışının başlayabileceğini öne sürdü. Devletlerin, rezervlerini tek bir merkez tarafından kontrol edilebilen varlıklarda tutmasının giderek daha riskli görüleceğini savundu.