Site icon Koin Bülteni

Wall Street Bitcoin’e Karşı Long Pozisyonunu Koruyor: Ancak Bu Tarafta Risk Kaçışı Var!

ABD’li kurumsal yatırımcılar Bitcoin (BTC) tarafında kaldıraçlı long pozisyonlarını korurken, offshore piyasadaki trader’ların risk iştahı belirgin şekilde zayıflıyor.

Küresel kripto piyasasında dikkat çeken bir ayrışma oluştu. ABD merkezli büyük yatırımcılar Bitcoin’de pozisyonlarını korumaya devam ederken, ABD dışındaki offshore piyasalarda daha temkinli bir tablo öne çıkıyor. Bu farklılık özellikle vadeli işlem piyasalarında net şekilde görülüyor.

NYDIG Araştırma Direktörü Greg Cipolaro’ya göre ABD’de hedge fonlar ve kurumsal masaların yoğun olarak kullandığı Chicago Mercantile Exchange (CME) tarafında yatırımcılar hâlâ Bitcoin’de long kalmak için prim ödüyor. Buna karşılık offshore piyasaların önde gelen platformlarından Deribit’te vadeli işlem primi daha sert geriliyor.

Vadeli işlem primi risk iştahını gösteriyor

Buradaki temel gösterge, vadeli fiyat ile spot fiyat arasındaki farkı ifade eden futures basis oluyor. Bir aylık yıllıklandırılmış baz farkı CME’de daha yüksek kalırken, Deribit tarafında düşüş daha belirgin seyrediyor.

Cipolaro, offshore taraftaki baz gerilemesinin kaldıraçlı long pozisyonlara olan talebin azaldığını gösterdiğini belirtiyor. CME ile Deribit arasındaki fark ise coğrafi bazda risk iştahının anlık barometresi gibi çalışıyor.

Quantum iddiası verilerle örtüşmüyor

Bitcoin fiyatı ay başında 60.000 dolar seviyesine kadar geriledikten sonra toparlandı. Bu düşüş bazı çevreler tarafından kuantum bilgisayarların kriptografik güvenliği tehdit edebileceği endişesine bağlandı. Ancak NYDIG verileri bu anlatıyı desteklemiyor.

Bitcoin’in performansı, kuantum bilişim şirketleri olan IONQ Inc. ve D-Wave Quantum Inc. hisseleriyle paralel hareket ediyor. Eğer gerçekten kuantum riski kriptoyu baskılıyor olsaydı, bu hisselerin yükselmesi beklenirdi. Bunun yerine hem Bitcoin hem de bu şirketlerin hisseleri birlikte geriliyor.

Ayrıca Google Trends verileri, “quantum computing bitcoin” aramalarının fiyat yükseldiğinde arttığını gösteriyor. Bu tablo, yaşanan hareketin spesifik bir teknolojik tehditten ziyade, uzun vadeli büyüme temalı varlıklara yönelik genel risk iştahındaki değişimle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.