Wall Street Devi Ayrışma Açıklaması Yaptı: Bu Coin’in Şirketi Kripto Paraları Geride Bıraktı!
Bernstein, Circle’ın son finansal sonuçlarının ardından şirket performansının kripto para piyasasından belirgin şekilde ayrıştığını savundu.
Stablecoin ihraççısı Circle, dördüncü çeyrek bilançosunda beklentilerin üzerinde gelir ve kârlılık açıklarken, analist raporları da dikkat çekici yorumlar içerdi. Özellikle Bernstein, yayımladığı notta son çeyreği “kripto paralardan belirgin bir ayrışma” olarak tanımladı ve şirket için “outperform” notunu korudu.
Analistlere göre Circle’ın gelir yapısı artık yalnızca kripto fiyat hareketlerine bağlı değil. Şirketin hem toplam geliri hem de düzeltilmiş EBITDA’sı piyasa beklentilerini geride bıraktı. Bu tablo, Circle’ın yalnızca rezerv gelirine dayalı bir modelden çıkıp daha çeşitli ve yüksek marjlı gelir kalemlerine yöneldiğini gösterdi.
Rezerv Geliri Dışında Büyüme Güçleniyor
Bernstein, özellikle işlem gelirlerindeki artışa dikkat çekti. Circle’ın Canton network üzerinde “super validator” olarak elde ettiği blockchain ödülleri ve USDC arzının yüzde 17’sinin doğrudan Circle platformunda tutulması, şirketin marj yapısını destekleyen önemli unsurlar arasında yer aldı.
Şirket yönetimi, USDC dolaşımının yıllık yüzde 40 oranında büyümeye devam edeceğini öngörüyor. Ayrıca rezerv dışı gelirlerin 2026 yılında 170 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakam 2025’te 110 milyon dolar seviyesindeydi.
Yeni Ürünler, Yeni Kullanım Alanları
Bernstein’e göre Arc, Circle Payments Network ve “agentic payments” olarak adlandırılan otonom ödeme çözümleri, şirketin altyapı sağlayıcısı kimliğini güçlendiriyor. Bu ürünler sayesinde Circle, yalnızca bir stablecoin ihraççısı olmaktan çıkıp finansal altyapı oyuncusuna dönüşüyor.
Analistlerin dikkat çektiği temel nokta ise şu: Circle’ın performansı artık yalnızca Bitcoin (BTC) ya da genel kripto piyasası trendiyle açıklanmıyor. Şirket, stablecoin kullanımının prediction market’ler ve otonom ticaret gibi yeni alanlara yayılmasıyla daha bağımsız bir büyüme patikasına girmiş görünüyor.
Ancak faiz indirimlerinin rezerv gelirleri üzerinde yaratabileceği baskı, önümüzdeki dönemde en önemli risk faktörü olmaya devam ediyor.