ABD’de Kripto Vadeli İşlem Davasına İtiraz: Hyperliquid Cephesi CFTC’yi Destekledi
Hyperliquid Policy Center, CME’nin CFTC’ye karşı açtığı davanın reddedilmesini istedi ve vadesiz vadeli işlem sözleşmelerinin ABD’deki geleceği için savunma sundu.
Hyperliquid Policy Center, ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonunun (CFTC) vadesiz vadeli işlem sözleşmelerine izin vermesine karşı CME Group’un açtığı davada CFTC’yi destekleyen hukuki bir görüş sundu. Merkez, Washington DC Bölge Mahkemesinden CME’nin davasını reddetmesini talep etti.
CME Group, haziran ayında açtığı davada vadesiz vadeli işlem sözleşmelerinin kendi vadeli işlem teklifleriyle doğrudan rekabet ettiğini ve şirketi zarara uğrattığını savunmuştu. Vade tarihi bulunmayan bu sözleşmeler, yatırımcılara varlığı doğrudan satın almadan fiyat hareketleri üzerinden işlem yapma imkânı sunuyor.
Hyperliquid Policy Center ise CME’nin rekabet ve zarar iddialarının dava açma ehliyeti oluşturmadığını ileri sürdü. Merkez, CFTC’nin kararının mevcut piyasayı bölmediğini ve daha önce vadeli işlem sözleşmelerinde işlem yapmayan yeni katılımcıları piyasaya dahil ettiğini belirtti.
HPC: CME kazanırsa vadeli işlem yenilikleri yavaşlayabilir
ABD Başkanı Donald Trump, CFTC’nin Hyperliquid’i ABD’ye tamamen uyumlu ve yasal biçimde taşımak için çalıştığını söyledi. CFTC, geçen ay Kalshi ve Coinbase için ABD’deki ilk vadesiz vadeli işlem ürünlerini onaylamıştı.
Merkezi, 2021-2025 yılları arasında Biden yönetiminde ABD hükümetinin Yüksek Mahkeme’deki baş hukuk temsilcisi olarak görev yapan Elizabeth Prelogar temsil ediyor. Prelogar, CME’nin görüşünün kabul edilmesi halinde düzenleyicinin onayladığı her yeni ürünün mevcut borsaların davalarıyla karşılaşabileceğini ve ABD vadeli işlem piyasalarındaki yenilik sürecinin ciddi biçimde yavaşlayabileceğini söyledi.
HPC ayrıca Kalshi’nin 2020’den beri CFTC tarafından düzenlenen bir borsa olduğunu ve bu nedenle kararın piyasaya yeni bir rakip eklemediğini savundu. CME Üst Yöneticisi Terrence Duffy ise vadesiz vadeli işlem ürünlerini eleştirerek bunların Dodd-Frank Yasası kapsamında swap olarak sınıflandırılması gerektiğini belirtmişti. Davanın sonucu, CFTC’nin bu ürünlere yönelik izinlerinin ABD’deki hukuki dayanağı açısından önem taşıyor.