Finans Devinden 3,2 Trilyon Dolarlık Kripto Analizi: Paranın Yüzde 80’i Bu Ağlarda Toplanıyor!
Schwab’ın yayımladığı yeni rapor, kripto para piyasasının toplam değerinin büyük bir kısmının Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) gibi temel blokzincir ağlarında toplandığını ortaya koyuyor.
Kripto para dünyası genişledikçe, yatırımcıların bu ekosistemi tek bir varlık sınıfı olarak görmekten vazgeçmesi gerekiyor. Finans devi Schwab’ın Finansal Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan son rapor, dijital varlık piyasasını üç ana sektöre ayırarak paranın aslında nerede toplandığını gözler önüne seriyor. Rapora göre, piyasadaki toplam değerin yaklaşık yüzde 80’i, ekosistemin belkemiğini oluşturan temel ağlarda bulunuyor.
Schwab, kripto ekosistemini bir piramit gibi kurguluyor. En alt katmanda, işlemlerin kaydedildiği ve diğer tüm uygulamaların üzerine inşa edildiği temel ağlar yer alıyor. 2025 sonu itibarıyla 3,2 trilyon dolar büyüklüğe ulaşan piyasanın aslan payını bu ağlar alıyor. İkinci katmanda ise blokzincirleri birbirine bağlayan köprüler ve veri sağlayıcılar gibi altyapı protokolleri bulunuyor. Ancak bu katman, kullanıcılarla doğrudan temas kurmadığı için değer koruma konusunda zorluklar yaşayabiliyor.
Kripto Dünyasının Üç Temel Katmanı
Piramidin en üstünde ise kullanıcıların doğrudan etkileşime girdiği borsa ve borç verme platformları gibi ürün protokolleri yer alıyor. Schwab, bu yapıyı geleneksel teknoloji dünyasına benzetiyor; temel ağları bulut bilişim hizmetlerine, ürünleri ise Netflix gibi son kullanıcı uygulamalarına benzetiyor. Yatırımcılar için Aave (AAVE) veya Lido (LDO) gibi platformlar, sadık kullanıcı kitleleri oluşturma potansiyeliyle dikkat çekiyor.
Ethereum ve Yatırım Stratejileri
Raporda ayrıca kripto varlıkları değerlendirmek için ağ etkileri, pazar payı ve token ekonomisi (tokenomics) gibi kriterlerin önemi vurgulanıyor. Örneğin Ethereum (ETH), akıllı sözleşme alanında rakiplerinden on kat daha fazla pazar payına sahip olsa da, yavaş işlem hızı gibi riskleri de barındırıyor. Uzmanlar, sadece “kripto almak” yerine, değerin nerede üretildiğini anlamanın ve ölçeklenebilirlik gibi teknik detayları takip etmenin kritik olduğunu hatırlatıyor. Sonuç olarak, altyapı projeleri hayati önem taşısa da, asıl değerin ağların temelinde ve günlük kullanılan araçlarda biriktiği görülüyor.