verisine göre
Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Gelecek Vaat Eden Blockchain Aslında Şimdi de İş Görüyor

Blockchain teknolojisinin ne kadar önemli olduğunu, bu teknolojinin gelecek vaat ettiğini söyleyen bir kesim olduğu gibi bu teknolojinin pek işe yaramadığını hatta şu anda hiçbir işleve sahip olmadığını belirtenler de var.

Bu sektörün içinde olup milyarlarca dolarlık gelirleri olan şirketleri bir göz önüne alacak olursak Blockchain’in günümüzde pek bir işlevi olmadığını savunmak biraz garip kaçıyor. Garip kaçan bir diğer şey ise bir kesim insanın şu anda piyasada yer alan dijital paraların günümüzde hiçbir işe yaramadıklarını ama gelecekte belki yarayabileceklerini düşünmesi.

Bu yazıda Blockchain teknolojisinin neden bazı kesimlerce desteklenmediği incelenecek ve Blockchain teknolojisinin altın sektörünü, uluslararası banka havalesi ve crowdfunding gibi milyarlarca dolarlık süreçleri nasıl etkilediğine değinilecek.

Heves, Balon, Tekellik

Gelecek vaat eden, pek çok şeyi değiştirme potansiyeline sahip teknolojilere bir göz attığımızda aslında görüyoruz ki bu tür teknolojiler başlangıç aşamasında insanlarca ciddi ölçüde eleştiriliyorlar.

Ortaya yeni, büyük bir teknoloji çıktığı zaman bu teknoloji insanların ani ‘hevesleri’ sayesinde hızlı büyüme kaydediyor, bu hızlı büyüme beraberinde yüksek değişkenlikleri getiriyor ve söz konusu teknoloji ‘evrensel’ boyuta ulaşıncaya, tüm dünyaya yayılıncaya dek üzerindeki negatif etiketlerden kurtulamıyor. Ancak bu teknoloji evrensel boyuta ulaştığında iş bitmiş olmuyor. İnsanlar bu gibi teknolojilerin başlangıçta yaşadıkları büyümeleri insanların heveslerine bağlıyorlar, bu teknolojileri birer balon olarak etiketliyorlar ama dediğimiz gibi iş burada bitmiyor. Eğer bu teknoloji tüm eleştirilere rağmen evrensel hale gelmeyi başarırsa bu sefer de tekellik mevzusu gündeme geliyor ve teknoloji yine yerin dibine sokuluyor.

Yukarıda bahsettiğimiz teknolojik döngüyü somut bir şekilde anlatmak için Nicholas Carr tarafından İnternet üzerine kaleme alınmış iki yazıyı örnek gösterebiliriz: 2003 yılında yayınlanmış IT Doesn’t Matter ve 2011 yılında yayınlanmış The Shallows

Carr, 2003 yılında yayınlanan yazısında yazılım artık rekabet açısından bir avantaj sunmadığını ve insanların İnternet devrimine gereğinden fazla ilgi gösterdiklerini söylüyordu. Yine Carr tarafından (yıllar sonra) yazılmış olan yazıda ise görüyoruz ki yazar, bu sefer de yazılım şirketlerinin artık çok başarılı hale geldiklerini ve İnternet devrimi yüzünden toplumda belli başlı değişimler yaşanmaya başladığını belirtiyor. Carr tarafından ortaya atılan bu iki (birbiriyle çelişen) fikir de İnternet devrimi hakkındaydı ve olumsuzdu.

Facebook ve sosyal medya üzerinden de bir örnek verilebilir.

Facebook yalnızca altı senede 500 milyon kullanıcıya ulaşmayı başarmıştı ancak insanlar 2010 yılında Facebook’un hala balon olduğunu iddia ediyorlardı. O dönemlerde Facebook’a 33 milyar dolar gibi bir değer biçiliyordu ve bu fiyat etiketini gereğinden pahalı bulan hatırı sayılır miktarda insan vardı. Facebook’un hisselerinde 2012 yılında çok ciddi bir düşüş yaşanmıştı ve insanlar hala şirketi balon olarak görüyorlardı. 2017 yılına geldiğimizde ise gördük ki Facebook yalnızca bir senede 15 milyar dolar gibi bir net gelir elde etmiş.

Artık sosyal medyanın ve Facebook’un değerini küçümseyen yorumlar yavaş yavaş ortadan kayboluyorlar. Yakın zamanlarda ortaya çıkan yeni bir görüş ise Facebook’un artık bir tekel haline gelip gelmediğini sorgulayan cinsten. Hatta insanlar ABD hükümetinin Facebook’a doğrudan olarak el atması gerektiğini dahi düşünüyorlar.

Şöyle bir baktığımız zaman aslında görüyoruz ki Blockchain’in de durumu bunlardan pek farklı değil. Maziye dönecek olursak hatırlayacağız ki Bitcoin de ortaya ilk çıktığı dönemlerde gereksiz, işe yaramaz bir şey olarak görülüyordu.

Aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen Bitcoin’in şu anki hali için çökmek üzere gibi bir yorum yapmak pek mümkün değil. Ne de olsa milyarlarca dolarlık hacme sahip bir varlıktan bahsediyoruz. Bitcoin geçen yıllar içerisinde çökmek bir kenara dursun, büyüdükçe büyüdü ve bu büyümenin beraberinde Ethereum gibi emsaller ortaya çıktı.

Ancak Bitcoin’in ve Blockchain’in artık mutlak zafere ulaştığını söylemek için de hala çok erken.

Bazı insanlar Blockchain’e ve Bitcoin’e gereğinden fazla önem verildiğini düşünüyorlardı. Bu aşama artık yavaş yavaş geride kalmış durumda. Ancak Bitcoin hala artık tekel konumuna ulaşmış da değil. Yani bu teknolojinin hala zafere ulaştığını söyleyemeyiz. İnsanlar şu anda Blockchain’i eleştirmek için onun bir balon olduğunu öne sürüyorlar. Blockchain sektörünün milyarlarca dolarlık bir hacmi var evet ancak kimine göre bu sektörün henüz bir işlevi yok. Peki bu milyarlarca dolarlık hacim neden var?

Avantajlar 

Blockchain’in günümüzde kadar ne gibi alanlarda kullanışlı ve faydalı olduğunu inceleyelim. Bir kere şunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor ki Blockchain üzerinden ciddi avantajlar elde etmiş en az üç tane milyarlarca dolarlık sektör var: dijital altın, uluslararası banka havaleleri, crowdfunding.

Bunların tabii ki ilki kimine göre altından daha iyi olan Bitcoin.

Bu görüşü ortaya atan ilk kişilerden biri Xapo’nun kurucusu Wences Casares‘ti. Kendisi dijital formda bulunan Bitcoin’in altına kıyasla çok daha (doğal olarak) hafif olduğunu söylemişti. Yüklü miktarlardaki paralar Bitcoin sayesinde çok daha kolay ve hızlı bir şekilde sınır ötesine aktarılabilir. Tabii şu anda bu kıyaslamayı altına göre yapıyoruz.

Yakın zamanda yaşanana işlem ücretleri ve bekleme sürelerini de göz önünde bulundurduğumuzda dahi Bitcoin’in altına kıyasla (teknik açıdan) çok daha fazla avantajı var. Bitcoin’in özellikle büyük çaplı işlemlerde altının yerini alması çok zor bir şey değil ve artık yalnızca büyük kurumlar tarafından atılacak adımlara kalmış durumda.

Dünya çapındaki toplam altın piyasasının birkaç trilyonluk bir değeri olduğu düşünülüyor. Yani Bitcoin’in dijital altın haline gelmesi Blockchain sektörünün de çok ciddi bir büyüme yaşaması demek.

Bir diğer şey de tabii ki uluslararası banka havaleleri.

Dünya’nın öbür uçlarında yer alan, birbiriyle işlem yapmak isteyen ve kripto paralardan haberdar olan iki startup kolaylıkla Ethereum veya Ripple (ve benzeri) koinleri kullanabilir ki bunun örneklerini artık çok daha sık görmeye başlıyoruz. Birbirleriyle farklı ülkelerde olup, işlem yapacak olan ülkelerin kripto para kullanmalarının elbet belli başlı sebepleri var. Bu sebepleri Ethereum üzerinden açıklayalım. Mesela Ethereum üzerinden yapılan bir işlem ortalama 14 saniyede tamamlanıyor ve kripto paraların yapıları sağ olsun, Ethereum’u 7/24 kullanabiliyorsunuz. Türkiye’de yaşayan birinin Avustralya’daki birine 50 bin dolar değerinde ETH göndermesi, e-posta göndermek kadar kolay.

Bu da orta çaplı uluslararası işlemlerin neredeyse anlık olarak tamamlanmalarını sağlıyor. Taraflardan biri e-posta ile Ethereum adresi yolluyor, karşı taraf Docusign aracılığıyla sözleşme imzalıyor ve Ethereum’u gönderiyor. İşlemi yapan taraflar işlemin faturasını Etherscan üzerinde görebiliyorlar. İşlemlerin bu kadar hızlı gerçekleşiyor olması farklı ülkelerde yer alan tarafların çok daha rahat işlem yapabilmelerini sağlıyor. Bazı bankalar uluslararası işlemleri aynı gün içerisinde onaylamakla övünürken kripto paralar bunu saniyeler içerisinde yapabiliyorlar.

Dünya çapında kaç şirketin ya da kaç kişinin Ethereum’u bu amaçla kullandığını bilemiyoruz ancak Blockchain’in CEO’su olan Peter Smith, konu hakkında Cointelegraph’a bir röportaj verdi ve şöyle söyledi:

“On milyonlarca kullanıcımız arasından ciddi miktarda insan büyük çaplı uluslararası işlemler yapmak için Blockchain Wallet’ı kullanıyor. Bunun istatistiklerini ilerleyen zamanlardan belki paylaşırız.”

Teorik açıdan baktığımızda diyebiliriz ki uluslararası ödemelerde böylesine büyük avantajlar sağlayan Ethereum ve diğer kripto paralar yakın zaman içerisinde SWIFT’ten faydalanacak olan bankalarla rekabet içerisine girebilirler. Ama pratiğe baktığımızda görüyoruz ki banka üzerinden yapılan uluslararası işlemlerin tamamlanması birkaç iş günü sürmeye devam edecek gibi. Ethereum ise bu tarzdaki işlemleri saniyeler içerisinde halledebiliyor ve Ethereum bunu zaten senelerdir yapıyor.

Bu açıdan baktığımızda insanlar Blockchain teknolojisine gereğinden fazla değil, gereğinden az önem veriyorlar diyebiliriz. Blockchain zaten SWIFT’e kıyasla neredeyse 10 kat daha hızlı.

Blockchain teknolojisi sayesinden ciddi avantajlar edinen bir diğer sektör ise crowdfunding. Kimileri Kickstarter, Indiegogo ve GoFundMe gibi isimlere aşina olabilir. Ama uluslararası çapta baktığımızda bu sektörün aslında çok daha büyük olduğunu görüyoruz. Crowdfunding sektöründe her yıl milyarlarca dolar para döndüğü ve sektörün epey hızlı bir büyüme kaydettiğini düşünülüyor. Ancak bu hızlı büyüme Ocak 2017’de biraz yavaşlıyor. Çünkü tam o dönemlerde ICO’larda ve token satışlarında bir artış görülmeye başlanıyor.

ICO ve token satışlarında yalnızca bir sene içerisinde 9 milyar dolar gibi bir para döndüğünü düşünürsek crowdfunding sektöründe artık yeni bir çağın başladığını söylemek pek yanlış olmaz. Bir kıyaslama yapmak için yine Ethereum’u örnek verebiliriz. Ethereum bundan üç yıl önce 15 milyon dolar civarında para toplamıştı ve bu süreç, tüm zamanların en büyük crowdfunding kampanyalarından biri olarak görülüyordu. Ama yıldızı parlayan ICO’lar ve token satışları, tüm zamanlar kavramını gerçekten tamamen değiştirdiler. Tıpkı altın sektöründe ve uluslararası havale işlemlerinde olduğu gibi Blockchain sektörü crowdfunding süreçlerini de ciddi ölçüde değiştirdi. Blockchain teknolojisi sayesinde yalnızca 30 saniye içerisinde Dünya’nın dört bir yanından milyonlarca dolar para toplanabiliyor.

Sorunlar Giderilebilir 

Yukarıda Blockchain teknolojisinin günümüzdeki bazı sektörleri zaten büyük ölçüde (olumlu yönde) değiştirdiğini gösterdik.

Bu teknolojinin günümüzde de işlevleri olduğu, gelecek vaat ettiğini, büyük sektörlere dahi yenilikler katabildiği bariz olarak ortada. Blockchain’in önündeki engeller ise tamamen uygulanış biçiminden ve dağılımdan kaynaklanıyorlar.

Blockchain teknolojisinin sunduğu bunca avantaja ve kolaylığa karşı sunulabilecek argüman yok da değil. Mesela denilebilir ki ‘iyi tamam Blockchain bunları sunuyor da, herkes faydalanamıyor’. Eh, ‘Blockchain’in bir işe yaradığı yok’ denmesinden iyidir. Blockchain teknolojisine şu anda herkes ulaşamıyor olabilir ki Blockchain destekçileri de zaten bu yüzden bu teknolojinin özellikle gelecekte büyük önem taşıyacağını söylüyorlar.

Sunulabilecek bir diğer argüman ise Bitcoin’in ve Blockchain’in ‘her açıdan’ üstün olmadığı.

Mesela Bitcoin’in fiyat bazında yaşadığı değişkenlikler örnek gösterilebilir. Belki de Ethereum’un hala ‘herkes’ tarafından kabul görmüyor oluşu gündeme getirilebilir. Hadi bunlar bir yana, ICO’ların yasal durumları ne olacak?

Bu gibi şeyler elbette söylenebilir ve sorulabilir. Ayrıca bu tarz şeyler söyleyen birinin aslında haklı olduğunu da söylemek lazım. Kripto paraların şu anda mükemmel olduklarını, kusursuz olduklarını söylemenin pek bir manası yok. Ancak kripto paraların kusurları zaman içerisinde çözülemeyecek şeyler değil. Mesela ICO’ların yasal durumları, hükümetlerle yapılan görüşmeler sonucunda zaman içerisinde belirlenebilecek olan bir şey ki zaten günümüzde ICO’lar hakkında yasalar hazırlamaya başlamış ülkeler olduğunu görüyoruz. Herkesin Ethereum kabul etmiyor olduğu da doğru ancak Ethereum’un ve diğer kripto paraların sundukları avantajlar insanları kripto para kullanmaya teşvik edebilir ki kripto para destekçilerinin savundukları şey de bu.

Sonuç

Blockchain teknolojisinin ve kripto paraların zaman içerisinde her şeyi değiştireceklerine dair yazılmış onlarca yazı, ortaya atılmış onlarca görüş var. Bu tarz söylemler ne kadar doğru ne kadar yanlış ancak zaman içerisinde göreceğiz.

İnsanların bu gibi teknolojilerin zaman içerisinde büyük önem kazanacaklarına inanmalarının sebebi de bu teknolojilerin şu ana kadar zaten ciddi başarılar elde etmiş olmaları.

Tüm gelişmelerden ve paylaşımlardan haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Leave a comment