Hisse ve tahvillerin blokzincirlere taşınması yeni gelir alanları açarken Grayscale ve Arca yöneticileri, bu dönüşümden yararlanabilecek ağları ve kripto projelerini sıraladı.
CoinDesk’in derlediği değerlendirmeler, tokenizasyonun büyüklüğünden çok yatırımcı açısından kritik bir soruya odaklanıyor: Bu büyümeden geliri kim elde edecek? Tartışmanın arka planında, teknoloji ve piyasa analizleriyle tanınan Citrini Research’ın geçen hafta yayımladığı 79 sayfalık Breaking the Wall raporu bulunuyor.
Tokenizasyon, hisse, tahvil veya fon gibi varlıkların blokzincir üzerinde temsil edilmesini sağlıyor. Citrini’nin yaklaşımında asıl fırsat, yalnızca daha uzun saatlerde işlem yapmak değil; aynı varlığın farklı uygulamalara taşınabilmesi, borç almak için teminat gösterilebilmesi ve başka finansal ürünlerle birlikte kullanılabilmesi. Bu işlemler büyüdükçe ihraçtan alım satıma, kredi hizmetlerinden stablecoin kullanımına kadar farklı alanlarda gelir oluşabilir.
Grayscale ağları, Arca uygulamaları öne çıkarıyor
Grayscale’in dijital varlık araştırmaları yöneticisi Zach Pandl, bu eğilimden yararlanmanın en doğrudan yolunun tokenleştirilmiş varlıkları barındıran ve işlemlerini yürüten ağlara yatırım yapmak olabileceğini düşünüyor. Pandl, bugünün liderleri arasında Ethereum, BNB Chain ve Solana’yı sayıyor.
Pandl’a göre Avalanche ve Canton da bankalar ile varlık yöneticilerine odaklanan yaklaşımları sayesinde farklı roller üstlenebilir. Finans kuruluşları daha fazla faaliyetini blokzincire taşıdıkça bu ağlara yönelik talep artabilir.
Arca yatırım yöneticisi Jeff Dorman ise kazancın başka bir bölümüne dikkat çekiyor. Ona göre bir varlığı tokenleştirme işlemi rekabet arttıkça standartlaşabilir ve kârlılığı azalabilir. Daha kalıcı gelir, varlık zincire taşındıktan sonra alınıp satıldığında, borç verildiğinde veya teminat olarak kullanıldığında ortaya çıkabilir.
Dorman bu nedenle olası fayda sağlayıcılar arasında Securitize, blokzincir tabanlı işlem platformu Hyperliquid, merkeziyetsiz kredi protokolü Aave ve merkeziyetsiz borsa Aerodrome’u gösteriyor. Böylece ağlara odaklanan görüşün karşısına, yatırımcı işlemlerinden gelir üreten hizmetleri öne çıkaran bir yaklaşım çıkıyor.
Müşteriye ulaşan şirketler de pay alabilir
Amplify ETFs CEO’su Christian Magoon, altyapı sağlayıcılarını blokzincirdeki işlemlerden ücret toplayabilen işletmeler olarak değerlendiriyor. Ancak müşteri ilişkisini elinde tutan Coinbase, Robinhood, bankalar ve varlık yönetim platformlarının dağıtım gücünün de en az altyapı kadar değerli olabileceğini belirtiyor.
Buradaki ayrım yatırımcı için önemli: Bir piyasada işlem hacminin büyümesiyle o gelirin belirli bir şirkete, protokole veya tokena yansıması aynı şey değil. Uzmanların farklı isimlere işaret etmesinin nedeni de kazancın hangi aşamada toplanacağı konusunda farklı beklentiler taşımaları.
Arthur Hayes’in dikkat çektiği alan yapay zekâ
BitMEX kurucu ortağı Arthur Hayes, The Rollup röportajında zaten dijital bir veri tabanında tutulan menkul kıymeti başka bir sisteme kaydetmenin tek başına büyük değer yaratmayabileceğini savunuyor. Onun daha güçlü bulduğu senaryo, finansal hizmetleri yapay zekâ ajanlarının yönetmesi.
Bu senaryoda yazılımlar portföyü yeniden dengeleyebilir, boşta duran nakdi daha yüksek getirili alanlara yönlendirebilir veya daha uygun kredi koşullarını bulabilir. Bunun için günün her saati erişilebilen ve yazılımla işlem yapılabilen varlıklar gerekiyor. Citrini de tokenleştirilmiş finansal ürünlerin yapay zekâ sistemlerinin kullanabileceği bir yapıya dönüşmesini önemli bir fırsat olarak görüyor.
Yine de Magoon, tokenleştirilmiş varlıkların küresel finans piyasalarına kıyasla hâlâ çok küçük kaldığını vurguluyor. Pazarın erken aşamada olması, geleceğin kazananlarının bugünkü liderlerden farklı olabilmesi ihtimalini de açık tutuyor.
Yatırım tavsiyesi değildir.