Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

İtalya Merkez Bankası’ndan Stablecoin Raporu: Gizli Maliyetler Yüzde 9’a Çıkıyor

İtalya Merkez Bankası tarafından yapılan yeni bir araştırma, stablecoin kullanımının uluslararası para transferlerinde her zaman geleneksel yöntemlerden daha ucuz olmadığını ve maliyetlerin özellikle itibari para dönüşüm süreçlerinde arttığını ortaya koydu.

Kripto paraların en güçlü kullanım alanlarından biri olarak gösterilen sınır ötesi ödemeler, İtalya Merkez Bankası‘nın merceği altına alındı. Banka tarafından yayımlanan “Markets, Infrastructures and Payment Systems Paper No. 86” başlıklı çalışma, stablecoin transferlerinin iddia edildiği kadar düşük maliyetli olup olmadığını “gizli müşteri” yöntemiyle test etti. Arjantin, Brezilya, Güney Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri ve Japonya gibi 10 farklı koridoru kapsayan bu deneyde, İtalya’dan 200 USDC (USDC) gönderimi gerçekleştirildi.

Araştırma sonuçları, toplam transfer maliyetlerinin gönderilen tutarın yüzde 0,3’ü ile yüzde 9’u arasında büyük bir değişkenlik gösterdiğini kanıtladı. Şaşırtıcı olan nokta ise asıl masrafın blockchain üzerindeki ağ ücretlerinden, yani teknik transfer bedelinden kaynaklanmamasıydı. Ağ ücretleri toplam maliyetin ihmal edilebilir bir kısmını oluştururken, asıl finansal yükün eurodan USDC‘ye geçiş ve ardından yerel para birimine dönüş aşamalarında (on-ramp ve off-ramp) ortaya çıktığı belirlendi.

Gizli Maliyetler Dönüşüm Süreçlerinde Saklı

Geleneksel bankacılık sistemindeki aracıları ortadan kaldırma vaadiyle yola çıkan stablecoin ekosistemi, gerçek dünyada farklı aracı kurumlarla karşılaşıyor. Kullanıcılar parayı kripto cüzdanında tutmak yerine kiralarını ödemek veya alışveriş yapmak için yerel para birimine çevirmek istediğinde; borsalar, ödeme sağlayıcıları ve döviz kuru farkları devreye giriyor. Bu durum, stablecoin havalelerinin geleneksel operatörlere karşı sistematik bir maliyet üstünlüğü kurmasını zorlaştırıyor.

Buna rağmen rapor, teknolojinin tamamen başarısız olduğunu savunmuyor. Avrupa’daki MiCA düzenlemesi gibi yasal çerçevelerin gelişmesi ve yerel anlık ödeme sistemlerinin dijital varlık altyapısıyla entegre olmasıyla bu maliyetlerin düşebileceği öngörülüyor. Küresel finans ağları arasındaki karmaşık veri akışlarını yansıtan bağlantılar, teknolojinin hız ve erişilebilirlik avantajını koruduğunu ancak ekonomik verimlilik için daha şeffaf bir dönüşüm sürecine ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Tüm gelişmelerden ve paylaşımlardan haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!