Dünyanın En Büyük Saklama Bankasından Dev Hamle: 8,6 Trilyon Dolar Blockchain’e Taşınıyor
Dünyanın en büyük saklama bankalarından BNY, 8,6 trilyon dolarlık transfer acentesi operasyonlarını blockchain teknolojisine taşıyarak geleneksel finansın dijital dönüşümünde dev bir adım atıyor.
Finans dünyasının dev ismi BNY, blockchain teknolojisini spekülatif bir araç olmaktan çıkarıp küresel finansın ana işletim sistemi haline getirme yolunda kritik bir hamle yaptı. Toplamda 59 trilyon doların üzerinde varlığı yöneten ve saklayan banka, tokenize fon altyapısını güçlendirmek amacıyla kayıt tutma süreçlerini zincir üstüne taşıyor. Bu hamle, Wall Street’in dijital varlık ekosistemine olan güvenini ve RWA (Gerçek Dünya Varlıkları) alanındaki kurumsal meşruiyeti pekiştiriyor.
Bankanın 7,6 milyon hesaba ve 8,6 trilyon dolarlık varlığa hizmet veren transfer acentesi birimi, blockchain sayesinde artık tek bir sahiplik kaydı üzerinden çalışacak. Bu dönüşüm, işlemler sırasında ihtiyaç duyulan çok sayıda aracıyı ortadan kaldırarak maliyetleri düşürmeyi ve süreçleri hızlandırmayı hedefliyor. Baillie Gifford, bu yeni sistemi kullanarak İngiltere regülasyonlarına uygun ilk tam yerli tokenize fonu hayata geçirmeye hazırlanırken; BlackRock ve Dreyfus gibi devlerin de bu altyapıyı kullanması bekleniyor.
Wall Street’in Geleceği Blockchain ve Tokenizasyon Üzerine İnşa Ediliyor
Sektördeki bu değişim sadece BNY ile sınırlı kalmıyor. JPMorgan, Citi ve Bank of America gibi dev bankalar, mevduatlarını korumak ve verimliliği artırmak için 2027 yılına kadar ortak bir tokenize mevduat ağı kurmayı planlıyor. Brickken CEO’su Edwin Mata’nın öngörüsüne göre, 2030 yılına gelindiğinde Wall Street’in tamamı blockchain teknolojisi üzerinde faaliyet gösterecek. Bu durum, finansal sistemin şeffaflık ve hız açısından yeni bir çağa girdiğini gösteriyor.
BNY, New York’taki merkezinden yönettiği bu dönüşüm sürecinde geleneksel sistemleri tamamen terk etmiyor. Banka, trilyonlarca dolarlık fonun bir süre daha mevcut altyapılarda kalacağını ve akıllı sözleşme hataları gibi siber risklere karşı temkinli olduklarını belirtiyor. Ancak tek bir sahiplik defterinin yaratacağı verimlilik artışı, bankanın bu teknolojiye olan uzun vadeli bağlılığını kanıtlıyor.